Karboksiterapi ( Çatlak Tedavisi )
 

KARBONDİOKSİT İLE GELEN GÜZELLİK;

Karboksiterapi; hem deri altı, hem de deri üstü yoluyla verilen karbondioksitin tedavi amaçlı kullanımıdır.

İlk olarak 1932 yılında Fransa da, 1990' lı yıllarda ise İtalya datedavi ve estetik kozmetik amaca hizmet veren uygulamalarıbaşarı ile gerçekleştirmiş bir uygulamadır.

Karboksiterapi' nin kullanım alanları;

1- Atar ve toplardamar dolaşım bozukluklarında
2- Estetik ve kozmetik kusurlarda
* Selülit ve bölgesel yağlanmanın tedavisinde
* Liposuction öncesi ve sonrası
* Yara ve çatlak tedavisinde
* Kırışıklık, deri sarkmaları ve elastikiyet kayıplarında
3- Dermatolijik sorunlarda ( sedef hastalığı gibi )
4- Venöz ülserlerde vb... gibi

Karboksiterapi' nin uygulama ve etki mekanizması şöyledir;

Karbondioksit gazı oksijene göre 20 kat daha hızlı dağılabilenbir gazdır. Bu yüksek yayılabilirlik gücü sayesinde cilt altındakiyağ, damar ve kas dokusu gibi derin dokulara rahatlıkla ulaşabilmektedir.Yağ hücresinin duvarını kırarak yağ hücresinde yıkım başlatankarbondioksit; yüksek oranlara ulaşınca vücut o bölgeyedaha fazla kan pompalamaya başlar. Bölgedeki kan dolaşımıhızlanır. Mikrodolaşım ve damar genişlemesi artar. Geniş damarlaro alana daha çok kan akımı ile oksijen taşır. Oksijendeki artış ile birliktehücreler arası su birikimi engellenir. Doku yenilenmesi uyarılır, sonuçta dadaha sıkı bir cilt altı dokusu, daha az yağ hücresi elde edilir.

Karboksiterapi' nin bazı durumlarda kullanılması sakıncalıdır. Bunlar;

1- Hamileler
2- Kalp yetmezliği olanlar
3- İnsüline bağımlı ileri şeker hastalığı olanlar
4- Akut trombolubolisi olanlar
5- Akut tromboflebit geçirmişler
6- Akut böbrek yetmezliği
7- Sara hastaları
8- Yüksek tansiyon hastaları
9- Pıhtılaşma bozukluğu olanlar ( hemofili )
10- Kangren olanlardır.

Karboksiterapi uygulamaları birçok tedavi yöntemine göre daha çok tercihedilmektedir. Karbondioksit gazının vücudumuza yabancı bir madde olmadığı,zaten kanımızda çözünmüş bir halde olduğu ve ciğerlerimizden soluk vermeesnasında dışarı atıldığı bilinmektedir. Dolayısıyla alerjik bir reaksiyon riskiyoktur. Ayrıca yağ yıkımını sağlayan karboksiterapi liposuctiona göre detercih edilmektedir. Vücuttan yağ çekilmemekte ve damarlar zorlanmamaktadır.Cerrahi müdahale söz konusu olmadığı için herhangi bir ameliyat izi bulunmamaktadır.Ancak işlem sonrasında hastaların uygulama yapılan bölgelerinde hafif bir ısıartışı ve birkaç saat süren deri altı çıtırdama sesi mevcuttur. Bazen iğne yerlerindehafif morluklar mevcut olup bunlar kısa sürede iyileşebilmektedir. Uygulamalar 30 G'lukiğnelerle yapılmakta olup, sterilizasyon koşulları ve doğru bir teknikle uygulanmasıbaşarı oranı üzerinde etkili faktörlerdir.
Tedavi sonrasında 4 saat boyunca su ile temastan kaçınılmalıdır. Selülit ve bölgeselincelme amaçlı uygulamalarda hastanın durumuna göre 15-20 seans önerilmektedir.Haftada 2 seans gelinmesi ve her seansında 15-30 dk. arasında olacağı kişiye baştaanlatılmalıdır. 5 seanstan sonra tedavinin etkileri yavaş yavaş kendini gösterirken8-10 seansta doku altı sıkılığı fark edilebilecektir. Karboksiterapi uygulamalarıile birlikte mezoterapi, lenf drenaj ve pasif jimnastik desteği tedavinin başarısını arttırmaktadır.